En İyisi Olabilmek

Bütün güreşçiler en iyisi olmak ister. Fakat sadece bir adam bunu gerçekleştirebilir. En iyisi olmak demek, daha fazla çalışmayı istemek, sonuna kadar zorlamak ve bütün herkesin verebileceğinden daha fazlasını vermektir. En iyisi olmak demek, her meydan okumaya karşı göğüs germektir. En iyisi, istediği şey için beklemez; gider onu alır.

Özgün Boyutta Gör..

2015’de Ring of Honor, Best in the World şovuna giderken, o muazzam açılış promosunda Truth Martini, işte yukarıda yazdığım sözleri sarf ediyordu. Menajeri olduğu ROH TV şampiyonu Jay Lethal; ROH Dünya şampiyonu Jay Briscoe ile karşı karşıya gelecekti. Ve kazanan iki kemerin de sahibi olacaktı. Şovun da ismi gibi… dünyanın en iyisi. Fakat bu sözleri dile getiren kişinin Martini olması bize maçın sonucu hakkında ipucu veriyordu. House of Truth’un babası, şov sonunda Lethal iki kemeri de kaldırırken bizlere bakıp gülüyordu. İşte o şov bazı şeylerin kıvılcımlarının atılmasını sağladı. Jay Lethal yazının başındaki kehaneti gerçekleştirmeye başlamıştı. Bütün istediğini almış, herkesten fazlasını vermiş her şeye göğüs germiş, günümüzde şirketin yüzü olmuştu. Fakat belki de bütün bunların yanında bazı yazı işlerini de halletmesi gerekecekti. Ve onu da gerçekleştirdi. Geçtiğimiz haftalarda Ring of Honor’da biz zamanlar ustası, akıl hocası olan Samoa Joe’nun elinde bulundurduğu tüm zamanların en uzun süreli Ring Of Honor şampiyonu rekorunu kırmayı başardı. 645 günü geçen Lethal, gün geçtikçe bu rekoru gerçekleştiriyor. Peki onu en iyi yapan şey sadece bu rekor mu? İşte bu yazıda Lethal’ın en tepeye oturabilmek için birden fazla sebebi olduğunu anlatacağım.

İnsanlar; tutkuları olmasa küçük işleri başarırlardı

Bir güreşçinin en iyisi olmasını açılarken ya da en basitinden bir güreşçiyi neden sevdiğini açıklarken hepimizin ağzında “iyi promo kesiyor, ring içi iyi, karizmatik vs.” gibi sözler çıkıyor. Fakat ben Lethal’ı bu kadar harika olarak adlandırmamdaki en büyük sebep hiç şüphesiz tutku kavramıdır. Bütün herkes sevdiği işi, hoşlandığı şeyi yaparken bir istek, heves ile yaparlar. Bunun daha ilerisi de tutkuya götürür. Jay Lethal da yaptığı bütün hareketlerinde o kavramı benimsediğini hatırlatan bir isim. Tabii ki bütün güreşçilerin içinde bir tutku vardır ama bunu Lethal bunu o kadar iyi hissettiriyor ki; adeta asıl kimliği olan Jamar Shipman’ı siliyor hafızasından.

Özgün Boyutta Gör..

O zamanki yazar Vince Russo yanıma geldi ve dostum, Ric Flair ile ring içi promon var fakat biliyorsun ki sizlerin ne diyeceğini ben yazıyorum ama bu sefer farklı. O, Ric Flair. Ona bir şey yazamam. O yüzden onun yanına gitmelisin ve ne diyeceğinizi belirlemelisiniz. Ben de Ric’in yanına gittim ve bunları söyledim. O da ben promolara çalışmam. Önceden sana gelmeli ve çalışmalıydık. Neyse orada görüşürüz dedi. Ben de odada çıkarken arkasından koştum ve ama Ric, orada ne yapacağız? Sana ne dedim? Promolara çalışmam. Oraya gideceğiz ve bunu yapacağız. Kimsem yok, kimsem! Bana kimse ne yapacağımı söyleyemez. Bunu başaracağız endişelenme dedi ve ayrıldı.

Jay Lethal ne yapacağını bilmeden Ric Flair’in yanından ayrıldığını açıklıyor bu röportajında. Daha sonra ne mi oldu? Profesyonel güreşin en matrak segmentlerinden birine imza attılar Impact’de. Hiçbir şey bilmeyerek gitti o ringe çıktı ve en iyi yaptığı şeyi yaptı: Bütün duygularını açığa vurmak için hepsini en zirveye dayandırdı.

Golden Boy

Amerikalı şairin de dediği gibi insanlar; tutkuları olmasa küçük işler başarırdı. Jay Lethal da asla küçük işlerin adamı olmadı. Rekor bir TV kemeri saltanatından sonra hem ana kemer hem de TV kemerini aynı anda tutarak kariyerini altın harflerle yazdı. Ve artık Ring of Honor’ın en üst adamlarından oldu. Ve azılı rakiplerinden biri olan Silas Young’ın da dediği gibi “Golden Boy.” 2017’de ROH’in en uzun soluklu feudlarından biriydi Silas Young ve Jay Lethal rekabeti. Silas, kendisinin her şeyini şirkete verdiği ne tür sakatlıklar atlattığını ve buna rağmen bütün fırsatların Lethal’a sunulmasından şikayetçiydi. Ve baktığımızda bir ROH izleyicisi olarak son derece haklıydı. Silas hem haklı kalmayıp hem de karakter geçiş sorunları yaşayan Jay’in de yardımına koşarak bu sancılı süreçte onu tekrar güçlü bir hikâyenin içine çekmişti. Fakat bütün bu haklılığa ve feudu da çekici kılmasına rağmen Jay Lethal, promolarında o kadar etkiliydi ki Silas hayranı olan beni bile “Jay haklı galiba” noktasına getirdi. Burada demek istediğim promolarında geçen sözlerle haklılığı değil. Mikrofonu zaten etkili kullanan Lethal’ın ses tonuna da verdiği yoğunlukla, ateşli ve sizi kendi tarafına çeken bir şekilde konuşması. Farzediyorum ki “Seni yeneceğim Silas.” dedi konuşmasında. Bu basit bir sözken Jay’in dilinde dinleyince sanki inanılmaz bir konuşmaya dönüşüyordu. Tıpkı Ric Flair ile “woo mücadelesi” yaptığı zaman nasılsa burada da inadına her anını yaşıyor ve bizlere de yaşatıyordu.

Franchise

Jay Lethal’a günümüzde getirilen en büyük eleştiri karakterinin face turn’den sonra getirdiği sıradanlaşma ve bayağılaşma. Bunu ben de böyle düşünüyordum. Genel olarak mükemmel bir heel gimmick geçiren güreşçilerin geri iyi bir karakter olduklarında girdiği bir bunalım. Seth Rollins’de buna benzer sorunlar yaşamıştı –ki takip etmiyorum belki hâlâ aynı şeyleri yaşıyordur. Fakat bu son bir seneyle bu tezi kendi içimde çürüttüm diyebilirim. Lethal için kullanılan lakaplardan biri The Franchise olmuştu son zamanlarda. Ve kendisinin ikinci ana kemer serüvenin başlamasıyla da aklıma iyice oturmuştu. Ring of Honor yönetimi Lethal’dan bir “ace” çıkarmak istiyor. Her zaman onların en tepe ismi, şirket adamı, yüzü. John Cena gibi. Ve kendisini de en çok benzettiğim isim olan Hiroshi Tanahashi gibi. Bir röportajında şirkette kendi senaryoları hakkında görüş bildirip eklemeler yapması da onun konumunun şu durumda olmasının en görülebilir kanıtlarından biri. Tanahashi gibi ROH’de geminin kaptanıydı o. Şirketin hep yanı başında duran iyi kalpli adamı.

Kendisini Tanahashi’ye benzettiğimi söylemiştim ve bu yakınlığın en büyük bağlantısı da ring içinde gösterdiği performanslar. Fakat önce güreşçilerin ring içinin iyi olup olmadığı meselesine değinmemiz lazım bu konuya girerken. Ring içinin iyi olması demek güreşçinin envanterinde bir milyon tane farklı hareket olduğu anlamına gelmemesi gerek. İsterse iki milyon olsun bir güreşçi ringdeki hikâye anlatımını veremezse, onu seyircilere yaşatamazsa bunun hiçbir anlamı yok. Çünkü iyi güreş demek çokça hareket demek değildir ve asla olmamalı. İşte bu noktada sözü tekrar bu iki adama getirmek gerek. Tana da Lethal da repertuvarlarında bin bir çeşit harekete sahip değiller fakat bulunduğu noktaya gelmelerindeki en büyük nedenlerinden biri muazzam bir ring içi drama yaratabilmeleri. Tana’nın izlediğim her maçında yaptığı bir şey bu. Lethal’ın da. Yine önce bahsettiğim şeye geldik: Tutku. Sadece bir hikâye anlatmak da yetmez bunu bütün özverinizle, her şeyinizi katarak yapmanız gerek. Tana da; Lethal da bana her maçında güreşin sadece güreş olmadığını gösteriyorlar, bir film izler gibi heyecan katabiliyorsa bu adamların ring içleri iyi olmamakla kalmaz, belli bir seviyede de çok rahat yer alır. Jay Lethal her maçında rakibine o kadar yardımcı oluyor ki karşısındaki adama Lethal karşısında hiç şans vermeseniz bile maç bitmeye yakın “acaba” diyorsunuz. Acaba bu adam Lethal’ı yenebilir mi? Ve bir sonraki maçlarında bu sefer karşısındaki adamın kolay lokma olmayacağını görüyorsunuz. Bu sadece biz izleyicilere maç zevki katmıyor; aynı zamanda Lethal’ın karşısındaki adamın karakterine de çok büyük katkı sağlıyor. Jonathan Gresham, şu an bulunduğu konuma geldiyse (ROH özeli tabii) Jay Lethal, ile karşılaştığı üç maçlık seri sonu geldi. Gresham, üç maçı da kaybetti ama kendini öyle bit kanıtladı ki Lethal ile harika bir arkadaşlık ve bunun akabinde takım kurdular ve divizyonun en zevk veren iki-üç takımından biri.

Özgün Boyutta Gör..

Karizmatik, ringde yeri geldiğinde masal; yeri geldiğinde dram anlatan, mikrofonda ateşli konuşmaların sahibi ve en önemlisi yaptığı her şeyi bir tutkuyla yapan adam… Jay Lethal. Belki bu yazının başlığından sonra güleceksiniz, böyle saçma şey mi olur mu diyeceksiniz fakat asla unutmayın ki en iyisi olarak kimi görürseniz görün Jay Lethal’ın ondan hiçbir eksiği yok; hatta fazlası bile var. Bir zamanlar ustası Samoa Joe’nun ring kenarında havlusunu tutan bu adam, şimdi onun rekorunu kırıp bir kenara atmış ve üstüne de koymaya devam ediyor. İşte o, bu yüzden dünyanın en iyisi.

Hoşça kalın.

Reklamlar